Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü, deneyimli akademisyenleri öğrenci ve araştırmacılarla buluşturmak amacıyla başlattığı Bahar Konferansları serisinin 2025 yılındaki ilk konferansını gerçekleştirdi. Bu yılki konferans, Selimiye Camii'nin inşasının 450. yılı dolayısıyla özel bir anlam taşıyordu ve alanında öncü bir isim olan Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu'nu konuğu olarak ağırladı.
Konferansın açılışında, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülgün Yılmaz, Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu'nu Trakya Üniversitesi’nde görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yılmaz, konu hakkında yaptığı konuşmada, Yenişehirlioğlu’nu tanımlamak için “zeka, enerji, idealizm ve kararlılık” kelimelerini vurguladı. Bu ifadeler, Prof. Dr. Yenişehirlioğlu'nun akademik kariyerindeki başarı ve özelliklerini özetler nitelikteydi.
Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ergün Karaca ise Sanat Tarihi Bölümünün Bahar Konferansları serisine 2025 yılında da devam edeceğini belirterek, Selimiye Camii’nin inşasının 450. yılına özel olarak bu konferansın gerçekleştirilmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti. Bu tür etkinlikler, hem sanatı hem de mimarlığı araştıran genç akademisyenler için büyük bir fırsat yaratmakta ve alanlarındaki gelişmeleri gözler önüne sermekte önemli bir rol oynamaktadır.
Konferansın açılış konuşmalarının ardından sahneye çıkan Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu, “On Altıncı Yüzyıl Osmanlı Yapılarında Mimari-Çini Bezeme İlişkisi ve Selimiye Camii” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda, 15. yüzyıl çini geleneğinin 16. yüzyılda nasıl evrildiğini, çini uygulamalarının bu dönemde nasıl sistematik hale geldiğini detaylı bir biçimde ele aldı. Özellikle Selimiye Camii’ndeki çiniler ile mimari arasındaki ilişki hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bu tür bilgiler, Katıksız bir sanat anlayışı yerine, dönemin mimari ve sanatsal açıdan nasıl bütünleştiğini göstermek açısından büyük önem taşımaktadır.
Konferans sonrası katılımcılar, Yenişehirlioğlu’na yönelttikleri sorularla interaktif bir tartışma alanı oluşturdu. Soru-cevap bölümü, katılımcıların sanata dair yorum ve düşüncelerini paylaşması bakımından verimli geçti. Konferans, hediye takdimi ile son buldu; burada, hocalar ve düzenleyici ekip tarafından katılımcılara küçük hediyelerin verilmesi, etkinliğin samimi yüzünü yansıttı.
Sonuç olarak, Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin düzenlediği bu konferans, hem akademisyenler hem de öğrenciler için bilimsel ve sanatsal bir platform oluşturmayı başarmış görünmektedir. Selimiye Camii'nin tarihi önemi yanında, o dönemin sanat anlayışı hakkında da derinlemesine bilgi edinilmesine olanak tanımıştır. Öğrencilere ve genç araştırmacılara sunulan bu fırsatlar, sanat tarihinin geleceği için oldukça faydalı olacaktır.