Trumpın, 2024 Amerikan başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından dünya genelinde büyük bir değişimin yaşanacağı belirtiliyor. Türk gazeteci Elif Kask Pisacane, bu durumu değerlendirirken, Trump’ın Amerika'nın yanı sıra dünya için de önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin yalnızca Amerika için değil, tüm insanlar için bir şans olarak görüldüğünü vurgulayan Pisacane, bu durumun insanlık adına önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizdi.
Hollywood yıldızları gibi pek çok ünlü isim, Trump’ın seçilmesi durumunda ülkeyi terk edeceklerini açıklamıştı. Ancak, seçimin hemen ardından bazı ünlülerin, özellikle İtalya'dan ev satın almak veya Kanada’ya yerleşmek gibi planlar yaptıkları duyuruldu. Bu durumu ele alan Pisacane, Trump’a karşı yapılan olumsuz eleştirilerin aslında kötü niyetli bir algı yaratmaya yönelik olduğunu kaydetti. Amerikan ana akım medyasının ve büyük medya gruplarının Trump’a karşı yürüttüğü kampanyanın, toplumdaki algıyı etkilediğini belirten Pisacane, bunun sonucunda halkın gözünün açıldığını ifade etti.
Pisacane, Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin ardından sosyal medyada özgürlük dalgasının esmeye başladığını, halkın medya tarafından manipüle edilme gücünü yitirdiğini öne sürdü. Sezonun Montreal’deki ödül töreninde, popüler şov sunucusu Meltem Cumbul, Trump'ın yeniden seçilmesi nedeniyle birçok arkadaşının üzüldüğünü belirtmişti. Bu durumda, yalnızca Trump’ın başarısının değil, medya ve ünlülerin konumlarının da sorgulanması gerektiği vurgulandı.
Elif Kask Pisacane, Trump’a yöneltilen "ırkçı" ve "aşırı sağcı" gibi suçlamaların dayanaksız olduğunu ifade etti. Trump'ın başkanlığında savaşların azaldığını ve ekonominin büyüdüğünü belirten Pisacane, Biden yönetiminin dünya barışını tehdit eden adımlar atmasının eleştirisini yaptı. Sosyal medya ve alternatif medya kanallarının etkisinin giderek artması, geleneksel medyanın halk üzerinde oluşturduğu baskının azalmasının yollarını açtı.
Pisacane, özellikle Biden yönetimi döneminde meydana gelen COVID-19 aşı zorunluluğunun toplum üzerinde yarattığı baskılara karşı duyulan tepkinin büyük önem taşıdığını kaydetti. Zorunlu aşı uygulamaları nedeniyle birçok kişinin hayatını kaybettiğini belirten Pisacane, bunun Trump’a yönelik destekle bağlantılı olduğunu zira halkın kendi tercihleri üzerinde durduğunu, bunun da Trump’a olan desteği artırdığını ileri sürdü.
Trump'ın kabinesinde yaptığı değişiklikler de gündem maddeleri arasında yer alıyor. Sağlık Bakanı olarak atanan Kennedy gibi alternatif tedavi yöntemlerine ilgi duyan isimlerin kabinelerde yer alması dikkat çekti. Ayrıca, Elon Musk’ın ve Mehmet Öz’ün kabinede yer alması, Amerikan siyasi dinamiklerinde önemli değişimlerin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Trump’ın seçim zaferinin de bir başka boyutu, Amerika’nın genç nesli üzerinde yarattığı etki. Biden yönetimi döneminde uygulanan sosyal adalet politikalarının çocuklar üzerinde cinsiyet kimliği sorgulamalarına yol açtığını belirten Pisacane, bu durumun aileler üzerinde endişe yarattığını vurguladı. Özellikle çocuklara yönelik bu tür uygulamaların sona erdirilmesi gerektiği düşüncesi öne çıktı.
Ayrıca, uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması ve gençler açısından oluşturduğu tehditlerin de Trump’ın politikalarıyla ilişkilendirildiği ifade edildi. Pisacane, Trump'ın yönetimiyle birlikte ortaya koyduğu vizyonun, toplumun bu tür risklere karşı korunmasına yönelik olduğunu belirtti.
Sonuç olarak, Trump’ın başkanlık koltuğuna geri dönmesi, birçok kişi için umut vaat eden bir gelişme olarak görüldü. Pisacane, halkın ekonomik zorluklar ve sosyal sorunlar karşısında daha bilinçli hale geldiğini, bunun da bir çeşit "uyanış" olarak adlandırılabileceğini kaydetti. Türkiye’de de benzer bir uyanış yaşandığını, insanların toplumsal değişimlere karşı daha duyarlı hale geldiğini vurguladı.
Elif Kask Pisacane'nin açıklamaları, sosyal medyada büyük bir yankı uyandırdı. Bazı kesimler onun yorumlarını desteklerken, diğer kesim eleştirilerde bulundu. Trump'ın politikalarıyla ilgili fikirleri, sosyal medya platformlarında tartışmalara neden oldu. Bu durum, toplumda içten bir bölünme etkisi yarattı ve bireylerin siyasi görüşlerini daha aktif bir şekilde ifade etmelerine zemin hazırladı.